Hızlı İletişim

En Son haberler!

YENI! Göz laser tedaviniz şimdi Kapadokya'da!

Lasik tedaviniz şimdi Kapadokya'ya çok yakın Kayseri'de mümkün

 

Hasta memnuniyetleri

Temmuz 2011’ de İstanbul’ daki tüp bebek tedavimiz. Meltena ve Mehmet Isejnoski.

Dört ameliyat geçirmiştim (yumurtalık kanalı gebeliği). Bunun ardından tüp bebek tedavisine karar verdik. Ancak İsviçre’de bir türlü başarılı olamadık. Altı tüp bebek girişimi de başarısız sonuçlandı.Bir gün, 2011 yılının Mayıs ayında, eşim internette araştırdı ve Türkiye’ den IFV için Swisslasik’i buldu. Başka bir gün Zürich’de seminer vardı Orada Swisslasik ile tanıştık ve sizinle irtibata geçtik. Akabinde Türkiye’ de tüp bebek tedavisi görmeye karar verdik. Swisslasik her şeyi organize etti, uçuşu, karşılama hizmetini vs. Türkiye’ye uçtuk ve mutluluğu yakaladık. Acıbadem hastanesi çok iyi bir hastaneydi, çok temiz, hijyenik ve personeli de çok candan ve güleryüzlüydü.Tedavi yaklaşk 10 ila 12 gün sürdü ve ameliyat sorunsuz gerçekleşti.17.07.11 ‘de ameliyat oldum ve ardınan 22.07.11’ de yine gayet iyi gelişen transfer gerçekleştirildi. Sonra İsviçre’ye döndük. Burada yapacağımız tek şey 2.08. 11 tarihini bekleyerek ev doktormuzda kan aldırmaktı. Aynı gün öğleden sonra güzel haberi aldım, sonuç pozitif çıkmıştı! Bunca denemeden sonra çok mutlu olmuştuk! Mutluluğu Türkiye’ de yakaladık. Sonunda başarılı oldu ve hayalimiz gerçek oldu.Herkese bunu denemelerini tavsiye ederim. Mutluluğu nerede yakalayacağınız belli olmaz, biz Türkiye’ de yakaladık!

 
»» Hasta memnuniyetleri

aufklappenHizmet, organizasyon, sansasyonel bir hastane ve elbette fiyatı!!!

 - Bericht vom Salı, 06. Kasım 2012
06 Kasım 2012, Salı

Bir yıl önce okul sonrası eğitim kursunda Swisslasik aracılığıyla İstanbul'a gitmiş birisiyle tanıştım. Çok şey anlattı ve kısa bir süre sonra sınıftan başka birisi arkadaşları ile birlikte İstanbul’ a gitti. Herkes son derece memnun kalmıştı ve hayranlıklarını anlatmakla bitiremiyorlardı.

46 yaşında olduğumdan kendime bir Varilux gözlük almalıydım ve bu da bana yaklaşık 1.000 İsviçre Frangına mal olacaktı. Bununla da kalmayıp her 4-5 senede bir yeni bir gözlük almak gerek. O anda benim için her şey netleşmişti, gözlerime lazer tedavisi yaptıracaktım.

Swisslasik hakkında sadece iyi şeyler duyduğum için nereye gideceğim belliydi. Zürich’ e gittik ve bilgilendirme etkinlik gecesinde bilgi aldık. Çok iyi bir biçimde bilgilendirilerek tüm sorularımıza da yeterli cevap aldık ve içimiz rahat bir şekilde eve döndük.

Bir hafta sonra Sayın Karaağaçlı ile temasa geçtim, kendisi de bize teklifleri gönderdi. Akabinde 3 kişilik “rezervasyon yaptırdım”. Oğlum, kızım ve ben.

Ve nihayet 13 Ekim tarihinde vakit gelmişti, hepimiz çok sevinçliydik. Uçuşumuz çok iyi geçmişti ve İstanbul’ da, havlaimanında bizi çok kibar bir bey karşıladı. Otelimiz şehrin ortasında, temiz, sakin ve sevimli bir oteldi.

3 gün boyunca şehri keşfe çıktık ve Salı günü “beklenen an geldi”. Sabahleyin hastanenin taksisi bizi otelden alarak hastaneye götürdü. Buraya varır varmaz kapıda bizi Almanca konuşan bir bey karşıladı ve o an itibariyle bir daha da yalnız bırakmadı. Aklımıza takılan her soruyu sorduk ve bizi bekleyen olaya rağmen kendimizi çok rahat ve huzurlu hissediyorduk!! Elbette heyecan olacaktı, ama her şey yolunda gitti.


Bir takım muayeneler ve testlerden sonra sıra cerrah ile nihai görüşmeye geldi. Kendimi güvenli ellerde olduğumu hissettiren, sakin bir ses tonuna sahip çok kibar bir beydi. Sonrasında topu topu 8 dakika süren ameliyat. Heyecan, sinir ve stres, gözlerinizin önünde uçuşan havai fişekler ve her şey olup bitti.

Ameliyattan önce ameliyat sonrası gözlerin yaklaşık 4 saat boyunca yaşaracağı, ışığın çok rahatsız edeceği ve gözlerde hafif bir batma hissinin olacağı söylenmişti. Ancak sonra çok daha net bir görüntüye sahip olacaktık ve her şey aynen bu şekilde gerçekleşti.

Ameliyat hiçbir şekilde acı vermedi ve bunu takip eden 4 saat pek hoş olmamakla birlikte çekilmeyecek derecede de değildi.

Otele geri götürüldük ve kendimizi hemen yataklarımıza atarak 2 saat boyunca uyuduk. Uyandığımızda dünya bambaşka görünüyordu!!!

Ertesi gün hepimiz kendimizi harika hissediyorduk. Alışverişe çıktık, elbette güneş gözlüğü ile. Tek kelimeyle harikaydı.

Çocuklarım bir günü dahi gözlüksüz geçirdiklerini hatırlamazken, şimdi ameliyattan bir gün sonra gözlüksüz görebilmek, inanılmaz ama gerçek!!!

Herkese Swisslasik’i tavsiye ederim. Her şey doğru çıktı.
Hizmet, organizasyon, sansasyonel bir hastane ve elbette fiyatı!!!

Martina Wälle

aufklappenDita Cecchin’in 11.9.12 tarihinde İstanbul’da olduğu göz ameliyatı hakkındaki deneyimleri

 - Bericht vom Cuma, 15. Mart 2013
26 Ekim Cuma 2012 tarihli yazı

Yaklaşık otuz beş yıldır gözlük kullanıyorum. Miyopluğum gençlik yıllarımda gittikçe kötüleşti ve sonunda 5 ila 5,5 diyoptriye ulaştığında ameliyata karar verdim.

Günlük hayatınızda her yerde burnunuzun üzerinde bir gözlükle dolaşmak elbette çok can sıkıcı bir durum. Bunu “sürekli gözlük kullanıcıları” gayet iyi bilir;-). Özel günlerde kontak lens takıyordum, ayrıca kayak yaparken, motorbisiklet kullanırken, saunada ve Bodensee gölü çevresinde yaşadığımdan tekneye bindiğimde de bunları takmak zorunda kalıyordum. Ancak gözlerim çok çabuk kuruduğundan lensleri her çıkarışımda büyük bir rahatlama oluyordu. Ama onlarsız da kör bir köstebek gibiydim.

Yıllarca, bir gün cesaret edip masraflarını da karşılayabileceğim göz lazer tedavisinin hayalini kurdum. Ancak bunun yanı sıra olası komplikasyon korkusu da çok yüksekti. Zaten azalmış olan göz yetisini bir ameliyat ile tehlikeye atmak korkunç bir düşünceydi.

Birkaç yıl geçti ve tıp bu alanda çok iyi derecede gelişip iyileşmeler gösterdi ve ben de yavaş yavaş kesin karar vermiş bir biçimde internette araştırmaya başladım. Hem kendi ülkem olan Çek Cumhuriyetinde hem de komşu ülke Almanya’da. Sonra birden swisslasik’i gördüm. Sayfalarındaki dürüst ve detaylı tarzı hoşuma gitmişti, buna ilaveten Zürih kentinde düzenledikleri bilgilendirme gecesine daveti görünce, o an karar verdim: bu olayın üzerine gidecektim!

Beni bu konuda cesaretlendiren eşimin eşliğinde çok aydınlatıcı ve seviyeli bir gece oldu. Şirket yöneticisi Sayın Karaağaçlı ile göz ameliyatını ayrıntılı bir biçimde izah eden Dr. B. Çoşar’ ın yetkin ve samimi tavırları beni tamamen ikna etmişti. Buna ilaveten her şey çok rahat, bilgilendirici ve akıcıydı, kendimi bir saniye dahi baskı altında hissetmemiştim. Evet, dedim kendi kendime, burada kendimi rahat ve huzurlu hissediyorum! Bu arada unutmadan eklemek isterim ki, bu olaydan kısa bir süre sonra bir arkadaşım bana meslektaşının Swisslasik sayesinde İstanbul’da geri kazanmış olduğu görme gücüyle ne kadar mutlu olduğunu anlattı ;-).

Eşimle birlikte sonbaharda Türkiye'nin güney kıyılarında yelken yapmayı planladığımızdan, bunların hepsini pratik bir şekilde birleştirmeye karar verdim: bir hafta boyunca harika yelken sporu ve ardından göz lazer tedavim ve elbette bu ünlü şehirle nihayet tanışabilmek için, İstanbul'a uçmak!

Swisslasik ile sürdürdüğümüz iletişim başından itibaren mükemmel bir şekilde ve tamamen sorunsuz ve gayet hızlı bir şekilde gelişti. Çok kısa bir süre sonra arzu ettiğim randevum alınmıştı. Seyahatten kısa bir süre önce, her hastada olduğu üzere, tüm kişisel bilgilerim ve randevularımı ve de İstanbul'daki konaklamamız ile ilgili bir sürü faydalı öneriler içeren Swisslasikpassım bana ulaştı. Önemli ve ihtiyaç duyabileceğiniz her şey küçücük bir kitapçık içerisinde toplanmış. Harika! Yolculuk artık başlayabilirdi.

Gerçekten keyifli ve muhteşem bir yelken macerasından sonra İstanbul'a vardığımızın ilk gününde bundan sonraki refakatçim ve tercümanım Tolga beni aradı. Bana hoş geldin dileklerini ileterek, ameliyata az bir zaman kala hal ve hatırımı sorgu sual etti. Çok nazik bir davranıştı. Otel rezervasyonumuzu, bizimle birlikte başka yelkencilerin de olması sebebiyle, kendimiz yapmıştık. Eski İstanbul’un merkezindeki Nena Oteli. Kesinlikle önerilir. Kahvaltı terasından o muhteşem görüntü asla unutulmayacak bir anı.

Ertesi gün henüz sabah 7 sularında hastanenin göndermiş olduğu araç beni alıp hastaneye götürdü. Vardığımızda fevkalade modern ve bir o kadar bakımlı ve temiz hastane beni çok şaşırtmıştı! Bu kadar yüksek bir kalite beklemiyordum açıkçası. Çok hoş bir duyguydu.

Bir süre önce göz doktorumun gözlerimin lazer tedavisi için uygun olduklarını söylemesi üzerine, İsviçre’deki kapsamlı ön muayeneyi yaptırmamıştım. Şansıma doktorumun beyanı doğrudan Acıbadem Hastanesinde gerçekleştirilen ön muayenede de kanıtlanmıştı. Beni girişte karşıladıktan sonra tercümanım Tolga Bey gerçekten tüm bu süreç boyunca bir saniye dahi yanımdan ayrılmadı ve bana yardımcı oldu. Çok kibar bir insan ve aynı zamanda ülkemden uzaklarda bana huzur ve rahatlık veren çevik ve becerikli bir organizatör.
Şansıma tüm değerlerim iyi çıkmıştı ve hemen aynı gün öğlen ameliyata alınabilecektim. Zürih 'de düzenlenmiş olan bilgilendirme gecesinden tanımış olduğum Dr. Banu Coşar tarafından ameliyat edilecek olmam nedeniyle çok rahattım. Pozitif ve içten tavrı ve yaklaşımı henüz o gece beni etkilemiş ve rahatlatmıştı. Ameliyat öncesi tüm aşamalar ayrıntılı bir biçimde izah edilerek, ihtiyaç halinde İngilizceden Almancaya tercüme edildi. Ameliyata başlamadan önce modern ve tertemiz küçük ameliyathaneyi bile gezip görme olanağım olmuştu. Gözlerim iğneye gerek duyulmadan, sadece damla damlatılarak lokal olarak uyuşturuldu.

Ameliyat toplamda on beş dakika gibi çok kısa bir sürede tamamlandı ve tüm ameliyat ekibinin profesyonelce ve titiz çalışmasını deneyimlemiş oldum. Göz kapağı tutturucusunun takılması bile düşündüğüm kadar rahatsız edici değildi. Yine burada da bana eşlik eden ve yanımda duran refakatçimin talimatları çok faydalı olmuştu. Her bir göze uygulanan lazer inanılmaz derecede kısa sürdü, sanırım yirmi saniye kadar. Gayet iyi dayanılacak şekilde! Acı yoktu sadece “garip” bir his. Gözler sürekli rahatlatıcı biçimde nemlendiriliyordu. Ameliyat sonlanır sonlanmaz ayağa kalkıp dinlenme odasına geçebildim: daha şimdiden hafif bir sis perdesi ardından net görür olmuştum! İnanılmaz güzel bir duygu! Çok kısa süreliğine gözlerimde bir yanma hissi oluştu ve yaşarmaya başladılar. Yarım saat sonra hemen kontrole alındım ve her şey yolundaydı. Hazır edilmiş taksi ile otelime gidip dinlenebilirdim. Yolda takmış olduğum koruyucu gözlükle etrafımı izlerken ne kadar net görebildiğimi hayranlıkla keşfettim. Otele vardığımda ilk damlaları damlatıp, rahatlayarak güzel bir uyku çektim…

Üç saatlik bir uykunun ardından kendimi yeni doğmuş gibi hissettim…hiçbir şikayetim yok ve görebilen YENİ GÖZLER!!! Bu kadar kolay olacağı aklımın ucundan geçmezdi ;-) Akşamına güzel bir yemek için İstanbul gecelerine gidildi, elbette koruyucu gözlük takılarak.

Ertesi sabah yine hastane aracı ile hastaneye götürüldüm. Sol göz mükemmeldi, sağ gözde ise hafif bir alerjik reaksiyon meydana gelmişti, ancak ağrı yoktu ve sol göz ile arasında hafif bir farklılık fark edebiliyordum. Dr. Coşar beni rahatlatarak bunun bazen olabileceği ve biraz daha sabretmem gerekeceği konunda beni sakinleştirdi. Beyin dengeleme işini tamamlayacaktır. Bunun dışında değerler gerçekten çok iyi çıkmıştı. Takip kontrolünü ülkemde kendi göz doktorumda yaptırmayı düşünüyorum.

Sonraki iki gün boyunca muhteşem güzellikteki İstanbul’un keyfini çıkarabildik. Görüp yaşadıklarımız inanılmazdı. Camiler, parklar, yoğun gemi trafiği ile Boğaz, insanların misafirperverliği, harika restoranlar ve çay evleri, çarşılar… Unutulmaz bir deneyim ile cerrahi bir randevunun eşsiz birleşimi. Bekle beni İstanbul, yine geleceğim!

Şimdi gerçekten halen korkusu olup bir türlü cesaret edemeyen hekese şunu söyleyebilirim: cesaretinizi toplayın, pişman olmayacaksınız! Üstelik inanılmaz bir fiyata. Yeni görme gücümle geçirdiğim her günün tadını çıkarıyor ve bu yeni yaşam kalitem için Swisslasik ekibine gönülden teşekkür ediyorum!!!

aufklappenİstanbul’da tatil ve 250ml lik Silikon implantlarıyla göğüs ameliyatı

 - Bericht vom Pazartesi, 15. Ekim 2012
15 Ekim 2012, Pazartesi günkü yazı,

26 yaşındaki Ramona S.’ nin İstanbul' daki estetik ameliyatı deneyimi.

Macrolane jel ile yapılan ve berbat geçen bir tedavi nedeniyle, Türkiye’ de yapmayı planladığım 1 haftalık tatilimi meydana gelen hasarı olabildiğince düzelttirmek için kullandım.

2012 yılının ilkbaharında İsviçre’de bir dermatologda Macrolane jelli bir tedavi oldum. Göğüslerimin her birine 140 ml hyaluronasidi jeli şırınga edilerek, göğüslerim dolgunlaştırıldı. Ameliyattan ve onun neticesinde göğüs kat yerinde meydana gelecek olan dikiş izlerinden korktuğum için, kendi cildimden meydana gelen bir malzeme ve sadece küçücük iğne deliklerinden şırınga edilerek göğüslerimi dolgunlaştırmanın iyi bir alternatif olduğunu düşündüm.

Başlangıçta her şey yolundaymış gibi görünüyordu. Fark o kadar büyük olmasa da göğüslerimin büyümesi benim için çok değerliydi ve buraya kadar da sonuçtan memnun kalmıştım. Amacım, daha sonra olası bir göğüs büyütme ameliyatına kesin olarak karar vermeden önce, göğüslerimin şekillerinin nasıl değiştiğini ve nasıl büyüdüklerini görmekti.
Ne yazık ki, Macrolane jelin enjekte edildiği göğüsteki delikler ceplere neden olarak çirkin, görünür ve hissedilir büyük deliklere dönüştüler! Bunun üzerine dermatoloğum iğne deliklerini yeniden açarak içeride biriken hyaluron asidi jelini dışarı atmak zorunda kaldı. Ne yazık ki bu delikler bir daha kapanmadı ve haftalar sonrasında dahi önemli miktarda jel dışarı akmaya başladı!!!


Sağ göğsümde büyük bir birikme olup, küçük bir elma büyüklüğünde biriken jelin akıtılmasını takiben her iki göğüs arasında fark edilir derecede bir büyüklük farkı orataya çıkınca sol göğüsteki jel de çıkartılmak zorunda kaldı. Kalan jeli bastırarak dışarı atabilmek için dermatolog her iki taraftaki delikleri bir kez daha açmak zorunda kaldı ve artık malzemeyi olabildiğince dışarı attı.

Prosedürün tahlihsiz sonucu nedeniyle doktorum en azından makul bir biçimde masrafların büyük bir kısmını kesti ve malzeme masraflarının bir kısmını da iade etti.

Anlaşılan doktorum üç yüzü aşkın bayanda macrolane ile tedavi uygulamıştı ve benim göğüslerimde meydana gelen bu talihsiz olayla hiç karşılaşmamıştı!

Büyük rahatsızlıklar yaşamış olmam ve göğüslerimin büyüklüklerinde halen hiçbir değişiklik elde edilememiş olması nedeniyle implant yerleştirilmesi yoluyla bir göğüs ameliyatına karar verdim.

Bunun üzerine internette araştırmaya başladım ve bölgemdeki cerrahlardan da olanakları, seyri ve masrafları hakkında bilgi aldım. İsviçre’de bir göğüs büyütme operasyonu çok pahalı ayrıca İsviçreli bir cerrahın cerrahi girişimi mutlak derecede yabancı bir doktorun girişiminden daha iyi olmak zorunda değil.

Göğüs ameliyatlarını yurtiçi ve yurtdışında yaptıran arkadaşlarımla görüştükten sonra, ameliyatını yurtdışında yapıtıranlardaki sonuçların çok iyi ve profesyonelce yapılmış olduğunu gördüm. Ayrıca estetik ameliyatlarının İsviçre’ye oranla yurt dışında daha sık yapılıyor olması, deneyim ve işin rutini açısından üstelik İsviçre’ deki berbat edilen girişim düşünüldüğünde, İsviçreli bir cerrahtansa yabancı bir doktora güvenim daha fazlaydı!

Bunun üzerine internette Swisslasik’i gördüm ve bu aracı kurum ile öncelikle e-posta yoluyla daha sonra da şahsi iletişim kurdum ve tüm arzu ettiğim bilgilere çok hızlı ve samimi bir danışmanlık hizmeti ile kavuştum. Göğüslerin büyüklükleri ve diğer ayrıntılar hakkında ancak İstanbul’da yerinde doktor ile görüşülerek karar verilebilecekti. Ameliyat için kararımı İstanbul'daki Acıbadem Hastanesi’nden yana kıldım ve estetik cerrahının yapacağı ön muayene için bir randevu kararlaştırıldı.


Havaalanına indiğimde bana eşlik eden refakatçim ile ben hemen karşılandık ve özel bir araç ile otele götürüldük. Şoför çok dakikti ve ertesi günü yine beni otelden alarak tam vaktinde hastaneye, ön muayene randevuma götürdü. Macrolane jel nedeniyle berbat edilen girişimden doğan özel durumum sebebiyle cerrah arzu edilen 250 ml’ lik silikonları yerleştirmeden önce, göğüslerde arta kalan malzemenin miktarını görebilmek için, ultrasonlu bir muayene öngördü. Çünkü göğüslerimde arta kalan bu malzemenin nasıl ve ne şekilde dağılmış olduğunu ve buna bağlı olarak enfeksiyon riskini değelendirmeden önce ameliyata girişmek istemiyordu! Enfeksiyon riskinin olabildiğince düşük olmasını kendim de istediğim için elbette bu ilave muayenelere onay verdim. Ayrıca doktorun gerçekten sağlığımı düşünerek hareket etmesi ve her ne pahasına olursa olsun hemen ameliyata girişmediğini görmek çok güzeldi.

Bana, geriye kalan artık malzemenin fazla olması halinde hem benim emniyetim hem de kendi meslek etigi acisindan ameliyatı reddedeceğini söylemişti!


Ultrason sonuçlarında, her iki göğüs kat yerlerinde az miktarda macrolane jel artıklarının kalmış olduğu görülmekteydi. Üstelik sol tarafta göğüs kasına da bir miktar enjekte edilmişti! Göğüs kasındaki jelin doğal olarak çıkartılması mümkün değildi. Buradaki jel ancak doğal yollarla çözülecekti ve bu da şırınga edilişinden itibaren yaklaşık bir ila bir buçuk sene içerisinde gerçekleşebilecekti.

Doktorların filmlerimi incelemesini takiben cerrah ameliyatı yapacağını açıkladı. Silikon implantları yerleştirmeden önce artık jeli mümkün olduğunca giderecekti. Ayrıca enfeksiyon riskini en aza indirgemek amacıyla bir yerine en az iki gün boyunca hastanede yatmam konusunda ısrar etti ve ben de onayladım. Bunun üzerine ameliyat ertesi sabah başlatılabilirdi.
Hazırlanma odasında cerrah gerekli işaretlemeleri yaptı ve son ayrıntılar görüşüldü. Ardından ameliyat önlüğü ile destek çorapları giydirilerek sedye ile ameliyathaneye alındım. Sedyeden ameliyat masasına alınırken narkoz verilmeye başlandı ve huzurlu ve de rahat bir uykuya daldım. Uyandırıldığımda önce ameliyatın bittiğini tam olarak algılayamadım. Bu nedenle doktorlara ne zaman başlayacaklarını sordum. Bunun üzerine bana her şeyin bittiğini ve sorunsuz sonuçlandığı söylendi. Göğüslerimi görmek için başımı kaldırdığımda ise farkı ve muhteşem sonucu hemen gördüm. Kısa bir dinlenme sürecinin ardından üst katlardaki tek kişilik bir odaya yatırıldım. Acıbadem Maslak hastanesindeki oda çok güzel dekore edilmişti ve devamındaki iki gün boyunca hiçbir eksiğim olmamıştı. Hemşireler ve hasta bakıcılar daima çok candan ve şefkatle yaklaştılar. Yemekler çok lezzetliydi. Geleneksel Türk mutfağı ile modern mutfağın bir karşımı.  Ayrıca her öğünde iki tepsi getiriliyordu böylece refakatçim için de daima yemek hazır oluyordu.


İkinci geceden sonra drenajlar da çıkarıldı. Ağrılar sınır seviyesindeydi ve özellikle sabahları ve akşamın geç saatlerinde rahatsız edici bir baskı hissi vardı, ancak birkaç gün sonra çok az miktarda ağrı kesici ile veya almayarak idare edebiliyordum. Göğüslerimin şişkinliği ve cildin gerginliği doğal olarak birkaç gün daha sürdü. Göğüs cildinin yumuşayarak, göğüslerin nihai şeklini alması için duruma göre iki ila dört aylık bir süreci göze almak gerekiyordu.


Ancak ameliyattan hemen sonra ve bu iki günden sonra göğüslerin güzel ve dolgun bir şekle kavuştuğu gözle görülebiliyordu. Çok güzel ve simetrik bir sonuç elde edilmişti. Yeni vücut hatlarımdan son derece memnunum! Mutlu ve özellikle de sağlıklı bir şekilde hastaneden çıkmama ve birkaç gün de İstanbul’ un keyfini çıkarmama izin verilmişti. Birkaç gün sonra 10 günlük İstanbul seyahatim sonrasında tekrar eve dönmeden önce cerrah son kontrolü yaptı. Uçakta hiç ağrı duymadım ve eve döndükten sonraki gün ve haftalar da sorunsuz geçti. Ameliyattan bu yana iki ay geçti. Yara izleri doğal olarak biraz daha kızarık ancak iyileşme iyi seyrediyor. Hastanede vermiş oldukları destekleyici sütyen mükemmel uyum sağlıyor ve gece gündüz hatta sporda bile takıyorum.

Sonuçta Türkiye’de geçirmiş olduğum estetik ameliyatımdan sadece olumlu aktarımlarda bulunabilir ve estetik ameliyatı yaptırmak isteyenlere gönül rahatlığı ile tavsiye edebilirim.

aufklappenSwisslasik aracılığıyla Antalya-Türkiye’ deki lazer tedavim

 - Bericht vom Perşembe, 02. Ağustos 2012
02 Ağustos 2012, Perşembe günkü yazı

Artık rahatsızlık vermesi ve bir çok zaman kısıtlayıcı olduğu için nihai olarak gözlükten kurtulma kararımı yaklaşık bir yıl önce aldım. Ancak İsviçre’ de lazer ameliyatlarının pahalı olması ve benim de bunu karşılayamayacak olmam, beni alternatiflere bakmaya itti ve bu sayede internette yurtdışında göz lazer ameliyatı yapan birçok hastane buldum.

İsviçre’de sürekli bilgilendirme gecelerinin düzenlenmesi ve bu gecelerde herhangi bir yükümlülük olmaksızın bilgi alınıp yerinde ameliyat yapan doktorlara istediğiniz tüm soruları sorabilmeniz nedeniyle Swisslasik sayfası ilk bakışta profesyonelce bir tablo yarattı. Ayrıca ön ve takip muayenelerinin İsviçre’ de yapılabilir olması da ilave bir güven uyandırdı. İnternet sayfasında yer alan açık ve net fiyat listesi sayesinde de maliyetini kolaylıkla görebilmek mümkündü. E-posta yoluyla çok kolay ve hızlı bir şekilde Swisslasik ile iletişime geçtim.

Bunun üzerinde gözlerime Antalya’daki hastanede lazer tedavisi uygulatmaya ve Side/Türkiye’deki yaz tatilimle birleştirmeye karar verdim.

E-posta yoluyla randevumu belirledim ve karşılama ile Side’deki otelimize geri dönüş, ameliyat, geceleme ile ön ve takip muayeneleri gibi her şey organize edildi. Ayrıca kafamdaki onca soruyu da yanıtladılar. Swisslasik ile çok kolay ve basit bir şekilde iletişim kurabilmek mümkündü.

Seyahatimden önce ameliyat ile ilgili tüm önemli bilgileri, tüm önemli numaraları, ülke ile ilgili faydalı bilgileri ve turistik yerler hakkında ipuçlarını içeren çok faydalı bir rehber olan, Swisslasikpassım bana iletildi.


Ameliyattan iki gün önce hangi saatte alınacağım ve günün akışı hakkında bilgi vermek üzere tercüman beni aradı.

Ameliyat günü şoför beni vaktinde aldı ve hastaneye götürdü, orada tercüman beni karşıladı. Bana günün akışını izah etti ve her şeyi tercüme etmek üzere sürekli yanımdaydı. Sonra ön muayene başladı. Her şey dikkatlice izah ediliyordu. Öğlene doğru ön muayene bittiğinde Almanya’dan gelen diğer 5 hasta ile birlikte öğlen yemeğine gittik. Saat 15.00 civarında ameliyata alındım ve ameliyata iyi hazırlanmış olduğum için neler olacağını gayet iyi biliyordum. Ameliyatın kendisi her iki göz için toplam 20 dakika sürdü. Ameliyat sırasında herhangi bir acı duymadım ve sonrasında da sadece kafamda hafif bir basınç hissi vardı. Sonra birkaç saat uyudum. Kafamdaki hafif basınç hissinin dışında hiçbir ağrımın olmaması beni hayrete düşürmüştü ve aynı akşam cep telefonumdan ilk mesajları gözlüksüz okuyabiliyordum:-). Ertesi gün sabah takip kontrol randevusu vardı ve her şey yolundaydı. Sonra günde birkaç kez damlatmam gereken göz damlaları ile bu damlaları ne kadar sıklıkta kullanmam ve ameliyattan sonraki haftalarda nelere dikkat etmem gerektiğini içeren bir bilgilendirme sayfası verildi. Ardından şoför beni otelime geri götürdü.

İlk 2 gün boyunca gözlerimin henüz ışığa karşı hassas olmaları nedeniyle bol bol güneş gözlüğü ile dolaştım. Artık gözlük kullanmadan yaşayabilecek olmaktan dolayı çok mutluydum ve bu mutluluğum halen de sürüyor. Kendimi büyük bir yükten kurtulmuş gibi hissediyorum, sonunda o can sıkıcı gözlükten kurtulmuştum.

Antalya’da Swisslasik ile çalışan hastanede emin ellerde olduğuma inanıyorum ve herkese tavsiye edebilirim.

Wohlen AG-İsviçre’den Urs Köpfli, 20.07.12 tarihinde Antalya’da ameliyat oldu

aufklappenİstanbul Acıbadem Hastanesi’ndeki liposuction(yağ aldırma) ameliyatım

 - Bericht vom Pazar, 07. Ağustos 2011
07 Ağustos 2011, Pazar günkü yazı

Uzun zamandır kalçalarım ve bacaklarımdaki yağlar beni rahatsız ediyordu. Onca diyet uygulaması ve spora rağmen bu bölgeler bir türlü incelmiyordu. İnternette ameliyat ile ilgili yoğun bir araştırmaya giriştim. Ayrıca olası sonuçlar ve riskleri de dikkatlice inceledim. Çok sayıda olumlu hasta yazılarına rastladım ve sonuçlar da gerçekten mükemmel görünüyordu. Sonra bir ara ben de yağlarımı aldırmaya karar verdim. Artık sadece cerrahı bulmaya kalmıştı bütün iş.

Bir meslektaşımın göz ameliyatı için İstanbul'a gitmiş olması bende, benim de bu cerrahi müdahale için İstanbul'a gidebileceğim fikri doğru. Ayrıca tatilde olup, tatil sonrası değişmiş olarak geri dönme fikri de çok hoşuma gitmişti. Sonra Swisslasik'ten cerrah hakkında bilgi istedim ve anında özgeçmişini gönderdiler. Buradan gördüğüm Sayın Şükrü Yazar’ın estetik ameliyatlar için en doğru adres olduğuydu. Önceleri Türkiye’de ameliyat olacak olma fikri biraz tuhaf geldi, ancak düşündüğümde riskler her yerde aynı derecede ve her zaman bir şeyler olabilir.

Hastane internet üzerinden sanal olarak gezilebiliyor ve şunu belirtmeliyim ki ilk bakışta etkilendim. Böylelikle kararımı vermiştim ve ameliyat için başvurdum.

İş arkadaşım ile birlikte Zürih’ten İstanbul’a uçtuk. Havaalanında Acıbadem Hastanesinin şoförü beni karşıladı ve doğrudan ön muayene için cerrahın yanına hastaneye götürdü. Hastanede refakatçim Şeyma beni karşıladı. Ne yazık ki sadece İngilizce konuşuyordu, ancak benim de iyi derecede İngilizce bilmem nedeniyle sorun olmadı. Kimlik bilgilerim alındı ve kısa bir süre sonra cerrah ile görüşmeye alındım. Vücudumu inceledi ve yağların alınması gereken bölgeleri gösterip bir kez daha riskleri izah etti. Aynı şekilde narkoz şeklini de görüştük ve ben tam narkozdan yana olmadığımdan dolayı bir anestezi uzmanı da görüşmeye dahil edildi. Lokal anestezi istiyordum. Son olarak kan alındı ve otelime geri götürüldüm. Heyecanlı olmam nedeniyle geceyi pek rahat geçiremedim. Ertesi sabah saat 07.00’de şoför geldi ve beni hastaneye götürdü. Orada odam gösterildi ve ameliyattan önce yerleşirken doktor geldi ve yağların emileceği bölgeleri işaretledi. Ardından narkoz uzmanı geldi ve benimle bir kez daha arzu ettiğim narkoz şeklini görüştü. Kısa bir süre sonra ameliyathaneye götürüldüm. Narkoz verildi ve yarı uyuklama gibi bir hal aldım. Ameliyatı hiç hissetmedim. Yaklaşık 2 saat sonra uyandırıldım ve ameliyatın bittiği söylendi. Bir süre daha uyanma odasında kaldım ve ardından hemşire beni odama götürdü. Kendimi iyi hissediyordum ancak biraz daha sarhoşluk vardı. Birkaç saat sonra Sayın Şükrü Yazar gelip durumum hakkında bilgi alıp, ağrımın olup olmadığını sordu. Sonra ağrı kesiciler içeren bir serum takıldı ve aynı zamanda yemek verildi. Ameliyattan sonra ayağa kalkmak önemli olduğundan, bir hemşire gelerek bana ayağa kalkmamda yardımcı oldu. Tuvalete gidene kadar biraz dengesizdim, ancak yürüyebiliyordum. Hemşirelerin hepsi çok candan davranıyorlardı ve büyük bir özen gösteriyorlardı. Bazen iletişimde sorun yaşasak da eller ve kollar yardımıyla bunun da üstesinden geldik. Akşamın ilerleyen saatlerinde artık tek başıma yürüyebilir hale gelmiştim. Hastanede bir gece yattım, ertesi sabah cerrah geldi ve ben ilk kez kalçalarım ve bacaklarımı görebiliyordum. Her yer morarmış olduğundan pek hoş bir manzara olmasa da kalçalarda belirgin bir değişiklik görülebiliyordu ve ben son derece memnundum. Bana bir reçete verdi ve ilaçların alımını izah etti. Daha sonra genç bir bayan bana ilaçlarımı getirdi. Artık hastaneden ayrılma vakti gelmişti ve şoför beni otelime götürdü. Sonuç olarak hastaneden son derece memnun kaldığımı söyleyebilirim. Hizmet mükemmeldi ve tek kişilik oda da aynı bir otel odası gibiydi. Gerçekten süper!

Tüm gün çok yorgundum ancak yine de ara ara yürüdüm. Ağrılar artık yavaş yavaş hissedilmeye başlamıştı. Kas tutulması benzeri bir ağrı.

Geceyi ilaçlar sayesinde iyi geçirmiştim. Ertesi gün ilk kez duş aldım. Her şey yolundaydı, ancak hareketler henüz çok kaskatı gibiydi ve ağrılar da geçmemişti. Ayrıca ameliyat yerleri çok iğrenç görünüyordu. İyi bir şekilde bilgi almış olduğum için tüm bunların normal olduğunu biliyordum. Aynı gün kapalı çarşıyı bile gezdik ancak çok çabuk yoruldum ve otele döndüğümüzde çok rahatlamıştım.

Ertesi gün İsviçre’ye geri döndük. Uçuş sorunsuz geçti ve evime kavuşmanın sevincini yaşıyordum. Özel giysiyi çıkarıp yıkanabilirdim. Ağrılar belirgin şekilde azalmıştı ve çok daha iyi hareket edebiliyordum. Seyahat sonrası harika bir uyku çektim.

Bugün, ameliyattan yaklaşık 4 hafta sonra, artık hiçbir ağrım kalmadı ve morluklar da kayboldu. Yara izleri o kadar küçük ki neredeyse görünmüyorlar bile. Nihai sonuç henüz tam belli olmasa da, gördüğüm şey hoşuma gidiyor!

Jeanette Kramer

aufklappenİstanbul’daki diş tedavim

 - Bericht vom Cumartesi, 06. Ağustos 2011
06 Ağustos 2011 Cumartesi gününün yazısı

Başlangıç durumu/hasta geçmişi:

Dişlerimle özellikle de diş etimle her zaman sorun yaşıyordum. Bu nedenle yıllık diş hekimi kontrolü ve diş temizliği benim için vazgeçilmez bir zorunluluktu. 45. doğum günümden sonra ilk kez ilerleyen diş eti çekilmesi fark edilir olmaya başladı. Diş eti çekilmesinde diş yatağı kaybı öncelikle kemiklerden ve bağ dokusundan başlayarak diş etine doğru ilerler. Diş hekimimin hedefi de bunu mümkün olduğunca durdurabilmek idi. Bunu altı ayda bir dental temizlik ile sonunda açık tedavi aşamalı paradontal derinlemesine tedavi (küretaj) takip etti. Bu tedaviler sırasında ilgili bölgeler cerrahi yolla açılarak kısmen temizlenen kemik cepleri yedek kemik malzemeleri ile dolduruldu. Yüksek maliyetinin yanı sıra bu hiçbir sonuç vermedi ve 2009 yılı sonu/2010 yılının başında bir alt bir üst çenede olmak üzere kesici ön dişler sallanmaya başladı.
En uygun çözüm yolu olan ve her biri en az dört dişten oluşan üst ve alt çene için çıkarılabilen köprü protezi için bir maliyet çıkarıldıktan sonra, her bir köprü için yaklaşık 12.000,00 İsviçre Frangı (CHF), bu köprülerin ana sorunu çözemeyeceklerinden dolayı daha kesin ve uygun bir çözüm bulma yoluna gittim. Yapılan birtakım muayeneler sonucu en uygun çözüm sabit yedek dişler ve implantlar olacaktı ki bu da takma diş için kendimi yaş itibariyle henüz hasır hissetmediğim için, benim isteğime daha yakındı.

İsviçre’ deki tahmini maliyet 70.000,00 İsviçre Frangı (CHF) civarı.

Yurtdışında (Macaristan ve Almanya) daha makul bir fiyata iyi sonuçlar elde eden tanıdıklarım vardı. Böylece İsviçre’deki tekliflere istinaden Macaristan, Almanya ve İstanbul'daki diş tedavisi sağlayıcılarından teklif aldım. İlgili adresleri ilave bir sürü bilgi ile birlikte internette bulmuştum. Sonunda ikisi Macaristan ve bir tanesi de İstanbul’da olmak üzere daha detaylı bilgi almaya karar verdiğim üç adres vardı elimde.
İstanbul’daki Swisslasik' te karar kılmamın nedeni bu şirketi St.Gallen’ deki tatil fuarında kendi standında ziyaret etmiş olmam ve bende iyi ve yetkin bir etki bırakmalarıydı. Ayrıca referans adresleri de verilmişti ve bunlardan birisiyle de görüşerek fikir sahibi olmuştum. Buna ilaveten Swisslasik’ in uçuş, otel, transfer vs. gibi tüm ayrıntılar ile ilgilenmesi ve sizin adınıza organize etmesi de hoşuma gitmişti. Bunun yanı sıra Swisslasik’ teki seyir ile ilgili bana ayrıntı verebilecek ve göz lazer tedavilerini bu yolla yaptıran şahsi bağlantılarım da mevcuttu.

1. İstanbul ziyareti ( 5 gün) üç seans:
29 Mart 2011 tarihinde eşim ve ben doğrudan İstanbul'a uçtuk ve orada bizi diş hastanesine götürecek bir şoför karşıladı.

- Salı akşam: ön muayene, röntgen çekimi, uygulanacak yöntem hakkında görüşme
-Perşembe akşam: 28 dişin diş çekimi, geçici protez
-Cumartesi öğleden sonra: takip kontrolü eve dönüş öncesi protezde düzeltme

Dr. Bilhan bizi sıcak ve mükemmel bir Almanca ile karşıladı ve tüm bu süreç ile ilgili korkularımı aldı. Uyuşturma çok iyiydi ve hiçbir ağrı sızı hissetmedim. Sonrası için de İstanbuldaki ilk ziyaretimi rahat bir biçimde atlatabilmeme yardımcı olan ağrı kesiciler verildi. Tek sorun, Dr. Bilhan müsait olmadığı için, eve dönüşümüzden önce protez üzerinde yapılan düzeltme işlemleri sırasında yaşanan İngilizce iletişim sorunuydu. Buna rağmen Bayan Selda Arat da çok hassas ve titizlikle mükemmel bir iş çıkardı.
Zürih’ teki diş kliniğinde takip kontrolü: İstanbul seyahatimizden bir hafta sonra tatil için ABD’ye seyahat edecek olmamız nedeniyle bu fırsatı değerlendirdim. Her şey bir kez daha kontrol edildi ve kalan dikişler de alındı. “şişlikler” yavaş yavaş inmeye başladığından protezler oynamaya başladı. Bu nedenle orada hemen yumuşak bir destek yaptılar ve bununla çok rahat ettim.

Hemen hemen her şeyi yiyebiliyordum, hatta bir biftek bile. Tatilden eve döndükten sonra takip kontrolü için bir kez daha Zürih’e gittim ve bana iyileşmenin gayet iyi gittiğini teyit ettiler. Derinlerde herhangi bir iltihaplanmanın olmadığından emin olmak için röntgen filmi de çekildi. Allah’a şükür her şey yolundaydı. Yani Zürih’te de ehil bir tedavi ve açıklama/danışmanlık hizmeti vardı.

2. İstanbul ziyareti (Temmuz’ da, 7 gün), üç seanslı:
Bu sefer bana kız kardeşim eşlik etmişti. Yine havalimanından alınarak hastaneye götürüldük.

-Cumartesi akşam: implantların yerleştirilmesi, kemik yapılandırma, antibiyotik
-Çarşamba akşam: kontrol muayenesi ve geçici protezin ayarlanması
-Cumartesi öğleden evvel: dikişlerin alınması ve geçici protezin yerleştirilmesi

Dr. Bilhan artık implantları yerleştirmeye başladı. Plana göre 6 adet üst çeneye ve 6 adet alt çeneye yerleştirilecekti. Ancak üst çenede ilave bir kemik yapılandırma yapması gerektiğinden prosedür biraz uzun sürdü. Acı hissetmemek için yine gayet güzel uyuşturuldu ve alt çeneye geçtiğinde bir kez daha uyuşturuldu.
Ancak psikolojik açıdan hepsi birden tek seferde fazla geldi, neredeyse üç saattir muayene koltuğunda oturuyordum. Gerçi Dr. Bilhan bana bu sefer sadece üst çeneyi tamamlayıp, alt çene için başka bir sefer gelmemi önerdi, ancak bunu da ben istememiştim. Hepsi bir seferde olsun bitsin diye düşünmüştüm. Yine antibiyotik ve ağrı kesiciler ile donatılarak geri kalan zamanımda İstanbul’un yaz keyfine varabildim. Eve dönmeden önce Cumartesi günü dikişler alınarak protez yerleştirildi ve gerekli yerlerde düzeltmeler yapıldı.

Her şeye rağmen bugün sürekli çıkarmak zorunda kalmadığım dişlere kavuşmuş olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Ve bunun uzun vadede son dişçi ziyaretim olmasını ümit ediyorum.

3.İsanbul ziyareti:
Bu ziyaret 2012 Ocak ayında olacak. O zaman diş kuronları takılacak ve ümit ederim ki önümüzdeki birkaç on yıl rahat edeceğim.

Ülkemizde, İsviçre’de yurtdışındaki diş hekimlerine karşı halen büyük şüphe ve kuşku duyulmasına rağmen ben bu adıma cesaret ettim ve pişman değilim. İstanbul genel diş hekimliği konusunda iyi bir üne sahip ve maliyetler de İsviçre'dekiler ile kıyaslandığında üçte biri kadar. Açık konuşmam gerekirse: İsviçre’deki diş doktoru ziyaretleri de pek acısız olmuyor üstelik burada asıl fatura  bir hayli acı çektiriyor!
Swisslasik organizasyonlarını çok profesyonelce buldum ve oteller de çok iyidi (1 sefer Levent ve 1 sefer Taksim). İnsanlar candan ve güleryüzlü. Havaalanında hastaneye götürülmek üzere karşılandık ve hastaneden de tekrar otelimize götürüldük. Ayrıca her randevuda tam vaktinde götürülüp getirildik.

Seanslar arasında İstanbul ve çevresini de gezip görebilecek kadar zamanımız oluyordu. Görülecek çok şey var: Sultanahmet Camii, Aya Sofya, Topkapı Sarayı, Mısır çarşısı ve kapalı çarşı. Ayrıca Adalar`ı da unutmamak gerek.

Son olarak hepinize bir kez daha teşekkür ederim ve sizi temin ederim ki şirketinizi her zaman tavsiye edeceğim. Zaten yaptım bile…


Marlis Koch, Engelburg, 6 Ağustos 2011